Sunday, January 09, 2011

Bizim Jaguar'ımız yok...

Resim kaynağı: http://arsiv.ntvmsnbc.com/news/102523.jpg
Jaguar'ın Türkiye gündeminde yer bulma tarihi...
Jaguar'ı Turgut Özal başbakanken damadı ve kızına birer Jaguar hediye edilmesi ile tanıdık. Bu olay kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. En sonunda hediyeler iade edildi. İşte, Büyük Anadolu Partisi'nin belirtkesi bu olayı işliyordu. Belirtkede davulu delen bir jaguar vardı, bu nedenle "Davulu Delen Jaguar Partisi" olarak da bilinirdi. Seçimlere girmiş ve %0,6 oy almıştı. Kısaltması "BANAP" olan partinin amacı seçmene kafa karışıklığı yaratarak ANAP'ın oylarını toplamaktı. ANAP'la olan bu benzerliğinden dolayı ANAP tarafından AYM'ye dava açılmıştı. Bunun sonucunda parti kısaltma olarak "BAP"ı, belirtke olarak ANAP'ınkine çok benzeyen Anadolu üzerinde arıyı kullanmıştı.

Günümüzde ise Jaguar'ın kadar konuşuyorsun. Eylem yapan öğrenciler tartaklanıyor, bir öğrenci bebeğini düşürüyor. Polisin bu şiddetine tepki göstermek için eylem yapan öğrenciler de tartaklanıyor. Atakule'de toplanan öğrenciler Çankaya Köşkü'ne yürüyüşe geçiyor,  polis Çankaya Köşkü çevresinde kuş uçurtmuyor. Bu sırada "seçilmiş", "Jaguar'lı öğrenciler" Köşk'ün sofrasında yemek yiyor.

Öğrenci diyor ki; "Ben köy çocuğuyum neden üstüme geliniyor ki? Arabamı 1 ay garaja kapatacağım." Bu öğrenci Bilkent Üniversitesi Öğrenci Konseyi Başkanı. Aynı konseyin Genel Sekreteri kim? İzzet Kaan Özcan. YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan mı? Babası olur kendisinin. Peki geçtiğimiz haziran mezun olan birisi, nasıl konseydeki görevini sürdürebilir? Babasının başında bulunduğu YÖK konsey genel sekreterlerinin bir yıl görevlerini uzatır, olur. Ne var bunda? Öğrencinin babası sözkonusu arabanın Wolkswagen Passat'tan bile ucuz olduğunu söylüyor. Fiyatı neyse ne, kim neye biniyorsa biniyor, bize ne zaten. Burada vurgulanmak istenen bir kısım öğrenciler tartaklanırken bir kısım "seçilmiş" öğrencilerin Çankaya Köşkü'nde konuk olmaları.

Bu konudan ayrı olarak, "ayva sevenler derneği" şeklinde takma adla anacağım, adını söylemek istemediğim bir topluluk insan ikinci dil için çalışmalar yapıyor, özerklik isteğinde bulunuyor. Sokaklara, belediyelere iki dilli tabelalar asılıyor ve açıkça bölücülük yapılıyor. CMK'nın yeni yürürlüğe giren 102. madddesi ile seri katiller tahliye oluyor. Hizbullah üyeleri dışarı salınıyor. Bunun karşısında insanlar görüşlerini özgürce dile getiremiyor, öğrenciler terörist muamelesi görüyor.

Demek ki neymiş; Jaguar'ın kadar konuş!

No comments:

Post a Comment