Thursday, July 14, 2011

Kaynayan kurbağa

Resim: Holger Gröschl

Kaynayan suya bir kurbağa atarsanız, elbette ki çılgınca kaptan çıkmaya çalışacaktır. Fakat eğer onu ılık suya koyar ve suyu ısıtırsanız, uysalca orada oturacaktır. Su yavaşça ısındıkça, kurbağa rahat bir uyuşukluk haline geçecektir, tıpkı sıcak bir banyo yapan bizden biri gibi ve çok zaman geçmeden, yüzünde bir gülümsemeyle, karşı koymadan kaynayarak ölmesine izin verecektir.
Daniel Quinn, The Story of B






Kurbağayı kaynayan suya atarsanız, canı yandığı için sıçrayarak geri çıkacaktır. Suyu ısıtırsanız, yine çıkacaklardır ama suyu yeterince yavaş, çok yavaş ısıtırsanız bu kez sudan çıkmayacaklardır. Öyle ki, Goltz suyun sıcaklığını on dakikada 17.5°C'den 56°C'ye (dakika başına 3.8°C) ısıttığında deneyinde normal kurbağalar kaçmak istedi. Heinzmann ise suyu 90 dakikadan fazla bir sürede 21°C'den 37.5°C'ye çıkarttı (dakika başına 0.2°C'den az). 1897 yılında yazılan bir kaynakta "Bir deneyde ısı saniye başına 0.002°C'lik bir hızla ısıtıldı ve kurbağa 2.5 saat sonra hareket etmemiş ve ölü bir halde bulundu." yazmaktadır.

Toplumlarda da buna benzer bir tepki vardır. Yavaşça değiştirilen bir şeyi kimse fark etmez. O kadar çok şey yavaşça, kimse anlamaden değiştiriliyor ki hangimiz fark ediyoruz?

Bireyler, "Aman ucu bana dokunmasın." düşüncesi içerisinde olayları yorumlamaktan, düşüncelerini aktarmaktan kaçınırlar. Bu tür toplumlarda giderek farklı düşünceler azalır, tek tip görüş egemen olur. Tahammülsüzlük, farklı düşüncelere hoşgörü ile yaklaşmama, faşizm ile farklı düşünceleri susturma artar, yer yer mahalle baskısı görülür.

Suyunuzun sıcaklığına dikkat ediyor musunuz?

No comments:

Post a Comment