Wednesday, February 15, 2012

İçimizde: Fesatlar

Fesatlık testi
Fesatlık, her şeyi kıçından anlama sanatıdır.

Soldaki resimde ne var? O seksi, o ne öyle? Anlaşılan yokluk dönemindesin, o bir lamba.

Güldün değil mi? Fesatsın işte dostum.

Türkçe esnek bir dildir derler bu konu hakkında ama tam tanımlayıcı değildir. Benzer ifadeleri başka dilde de kullansan -toplumun kültür, gelenek ve göreneklerine göre- yine fesatlık çıkar.

Fesatlık, toplumun her yerinde karşımıza çıkabilmektedir, bazen başbelâsı bir boyuta ulaşabilmektedir. Özellikle ergen gençler tarafından.

Yazıyı okumaya devam et, asıl bomba sonda. Mızıkçılık yaparak hemen yazının sonuna geçtiysen, fesatsın.  Başka açıklaması var mı?

Bir kız arkadaşın bir espri yapar, dersin "Atlamak istiyorum!" Nereden? Nereye? Camdan. Dışarı, aşağıya. Fesat olan birey ne anlar? "Oha ne diyorsun ya? Sana atlamak istiyorum diyor!". E bunu  böyle anladın ya, ben sana atlayayım. Anladın sen onu, aldın iletiyi.

Örneğin Greenpeace Akdeniz'in bir kampanyası var, "Seninki kaç cm?". Belgisiz özne yanlış anlaşılmaya açıktır. Seninki. Senin neyin? Balığın. Bildiğin balık lan işte. Anlamadın mı? Fesatsın.

Aynı kampanyanın kısa kollusunu giyersin, herkes yine fesat anlar. Fesatsın! Üzerimde o kısa kollu varken gülmekten konuşamayan birini hatırlıyorum.

Birisi der ki, "Ha, bir de şöyle yazan bir baksır vardı." Ne ilgisi var? Fesatsın.

Posta?  Aklına gelen ilk şey ne? Posta gazetesi? Yine aklına gelen ilk şey ne? Dümencisin, fesatsın. Haydar Dümen geldiyse aklına elbette.

Gazete bayiine gittin. Üç gazete alacaksın. Sabah, Akşam, Posta. Bayii fesat, bayii isen sen fesatsın.

"Yaşlı bir dede doktora gider -dede zaten yaşlıdır, anlatım bozukluğu, anladın sen onu!-, ürolojiye. Çocuk sahibi olup olamayacağını merak eder. Doktorun ümidi yoktur.  Doktor der ki dedeye, evde şu kavanozu doldur gel. Dede ertesi gün doktora gider, kavanoz bomboş.
-E ben sana söylemiştim.
-Önce sağ elle denedim olmadı, sola geçtim olmadı, hanım sağ elle denedi olmadı, solla denedi olmadı, ağzıyla denedi olmadı, dişleri çıkartıp denedi olmadı, en sonunda komşuyu çağırdık iki eliyle asıldı yine olmadı.
-Dede ne yaptın komşuyu da mı çağırdın?!
-Kavanozu açamadık ki."

Yukarıdaki fıkrayı okurken gülmeye başladıysan fesatsın. Çok güldüysen iki kat fesatsın, çünkü hemen yazının sonuna atladın!

No comments:

Post a Comment