Monday, July 29, 2013

"Özgür Düşünce Hareketi’nden tüm direnişçilere kısa bir mektup"

Gezi’de ve her yerde özgür düşünceliler
Ateistler, agnostikler, kendilerini hiçbir dine mensup hissetmeyenler, hem Gezi Parkı eylemlerinde hem de park forumlarında hükümet politikalarına olan öfkelerini dile getirmekteler. Bu direnişçiler kendilerini tanımlarken bir dine mensup olmayışlarını vurguluyorlar ve öfkelerinin sebepleri arasında yaşam alanlarının daralmasına değiniyorlar.

Özgür Düşünce Hareketi olarak bizler de direnişin ilk günlerinden beri çapulluyoruz, çünkü “Halkından taraf olmayanı, halk bertaraf edecek.” Bu yazıyla, forumlarda inançsızların inançsızlar olarak varlığı üzerine, tartışmalara bir katkımız olabileceğini düşündük.
Oh! Mis gibi özgürlük koktu.
Direnişin içinde, bariz bir biçimde, kamusal alanın dinselleşmesine karşı talepleri olan bir damar var. Bu damar, Türkiye toplumundaki ilerici birikimin ve seküler geçmişin mirasını, AKP hükümeti tarafından hafife alındıkça militanlaşan bir grubu ifade ediyor. Bizler de Gezi Direnişi ile başlayan eylemliliğe bu açıdan, yani otoriterleşme ve tek tipleşmeye karşı bir ses yükseltme olması açısından birkaç hatırlatma yapmak istedik.
Bizler, özgür düşünceyi savunuyoruz. Yani görüşlerin otorite, gelenek veya başka dogmalar tarafından değil, mantık, akıl ve deney temelinde oluşturulduğu bir toplum hayal ediyoruz.
Özgür Düşünce Hareketi olarak, direniş ruhuyla uyumlu olduğunu düşündüğümüz taleplerimizi ve hedeflerimizi tüm çapulcularla paylaşmak istedik.

Devamı; http://www.ozgurdusuncehareketi.org/ozgur-dusunce-hareketinden-tum-direniscilere-kisa-bir-mektup/

Kendi adıma, Gezi manifestom budur.

No comments:

Post a Comment